Kendi anneligim uzerine

Anne/baba olma karari herhalde hayatta verilen en zor kararlardan biri diye dusunuyorum. Kendim de anne olmama ragmen, hala insanlarin anne/baba olma istekleri bana cok ilginc geliyor. Ben Leyla dogana kadar, hep kendimle dolu bir insandim. Benim hissettiklerim, benim istediklerim, benim planlarim, benim sevinclerim ve uzuntulerim, benim kaygilarim, hatta benim Turkiye ozlemim… Hep ben hep ben. Bunun da boyle olmasina alismistim, hatta bunun boyle suregeldiginin farkinda bile degildim. Yillar boyu tek cocuk olmama ragmen hic de tek cocuk gibi davranmadigimi dusunurdum. Kendimi baskalarinin da duygu ve dusuncelerine,  baskalarinin da isteklerine onem veren biri sanirdim. Meger hic de oyle degilmis!

Tek cocuk olmama ragmen genis bir aile icinde buyudum. Bir dayim, bir teyzem, bir amcam ve uc halam var. Annem ve babam kardeslerinin en buyukleri. Dayim, teyzem ve amcamin ilk yegeniyim; halamlarinsa ilk kiz yegeniyim. Ben kucukken annem ve babam ne kadar genctilerse, dayim, teyzem, amcam ve halamlar da gencecikti. Tum bu insanlar arti anneannem, dedem ve babaannem hep benim uzerime titredi. Hepsinin sevgilerini gosteris bicimleri cok farkliydi ama hepsi beni cok sevdi, ben de onlari. Bu sekilde 24 sene gecirdikten sonra, birden evlendim ve hepsinden ayrilip Arman’la birlikte Amerika’ya geldim.

Arman da su dunyada olabilecek en verici insanlardan biri. Ben de zaten hayat boyu almaya alismisim. Bunu kendimde hak goruyor(d)um herhalde, farkinda bile degilim. Boyle boyle yillar gecti… Hocamin lafina guvenerek doktoramin son senesinde oldugumu dusunuyordum. Bir de icimde hep tasidigim buyuklerimi kaybetme korkum agir basti, gunun birinde zaten olacaksa neden simdi Arman bu kadar isterken ve herkes hayattayken olmasin diyerek anne olmaya hazir oldugumu dusundum. Halbuki hem bu konulara ilgisi sifir olan, hem de bu konularda bilgisi sifir olan bir insandim. Ne hamilelik sureci nasildir bir fikrim vardi, ne bebeklerin bakimiyla ilgili bir bilgim vardi ne de en onemlisi, bu konuya dair icgudusel bir istegim vardi. Kendimi bildim bileli ne bebekler, ne de cocuklar ilgimi cekmisti. Aslinda ezelden beridir gelecekle ilgili hayallerimde hep genis aile vardi  (tek cocuk olmayi hicbir zaman sevmemistim) ama simdi anliyorum ki ben kendimi o genis ailenin cocugu olarak hayal etmisim aslinda, annesi olarak degil.

Oyle veya boyle hamile kaldim. Test sonucumu gordugumde cok mutlu oldum, cunku bunu istedigim bir sey olarak dusunuyordum. Arman zaten havalara uctu. Sonra kotu anilarla dolu bir hamilelikten ve bir o kadar korkutucu ve macerali dogum surecinden sonra Leyla dogdu. Ayni seyi bes yuz kere yazmak istemiyorum ama burada tekrar bahsetme geregi duydugum icin yaziyorum: Leyla’nin cok yuksek ihtimal bir kalp gelisim bozukluguyla dogacagini biliyorduk ama tek ameliyatla hallolacak bir bozukluk oldugunu umuyorduk. Cunku bize bu ihtimalin daha yuksek oldugu soylenmisti. Fakat Leyla dogduktan iki gun sonra ogrendik ki, kalbin sol tarafi beklenilenden daha da kucuk ve uc ameliyat olmak durumunda.

Dedigim gibi zaten hic hatirlamak istemedigim bir hamilelik ve bayagi cetrefilli bir dogum sureci gecirdim. Ilk kez anne oldum, daha bebegimi kucagima alamadan hop diye alip yogun bakima goturduler. Sonra da uc gunluk bebegimin acik kalp ameliyatina girecegini ogrendim. Bir yandan dogum sonrasi iyilesmeye calisiyordum, cunku Leyla’nin ameliyat haberini alinca tansiyonum cok yukselmisti ve doktor beni bir turlu Leyla’nin katina salivermiyordu. Bir yandan deli gibi sut sagiyordum, ameliyattan cikinca Leyla’ya sifa olsun diye. Oyle karisik duygular icindeydim ki, bazen kendi kendime “ya aslinda su hastaneden cikip gitsek, her sey yani tum dertler arkada kalmis olmaz mi o zaman?”diye bile dusunuyordum; sonra ne bicim bir anneyim ben diye kendimi sucluyordum. Leyla’nin yattigi kata cikip onun yanina gidince, icinde oldugu hale sebep oldugumuz icin kendimizden nefret ediyordum… Bir yandan da tabi ki cok korkuyordum.

Taburcu olmamiza yakin, cerrahin ekibinden bir hemsire bize kapkalin bir dosya getirdi. Leyla’nin bakimi ve ilaclariyla ilgili konustu, hangi hallerde acil olarak hastaneye gitmeliyiz onlari anlatti, Leyla’nin beslenmesini ve kirli bez sayisini nasil takip edecegiz, her gun Leyla’yi nasil tartacagiz hepsinden uzun uzun bahsetti. Cunku ikinci ameliyata kadarki surec en riskli surecti. O konusmayi dinlerken “Allahim biz butun bunlarin altindan nasil kalkacagiz” diye dusunup kendimi cok caresiz hissettigimi hatirliyorum. Arman daha sakin duruyordu ama onun icinde de kimbilir ne firtinalar kopuyordu.

Sonra neyse nihayet Leyla’yi da alip evimize gelebildik. Ben eve geldigimizin ikinci gunu 40 derece atesle 4-5 gun yattim. Meger mastit (sut yollari iltihabi) olmusum. Her konuda o kadar tecrubesizdim ki ve her sey o kadar yeni ve zordu ki…

Simdi yeni bebegi olan arkadaslarima, onlarin bebekleriyle olan mutlu fotograflarina bakiyorum da; ben kendimi hic o kadar kucuk bir Leyla’yla hatirlamiyorum ve bu benim icimi cok acitiyor… Bir kere devamli sut sagiyordum; ilk 4 ay, 2-3 saatte bir. E ben sut sagarken, genellikle Leyla’yla Arman ilgileniyordu. Annem de devamli pompa parcalari falan yikiyordu. Arman isteyse annem Leyla’yla ilgileniyordu ben yine sut sagiyordum. Leyla’yi kucagima almaktan bile korkuyordum, nasil tutacagimi hic bilmiyordum. Zaten ilk iki ay kolunun altindan kaldirmamiz yasakti, ameliyat bolgesi iyice iyilessin diye. Sonra Leyla yaklasik 2 aylikken eve fizik tedavi uzmani gelmeye basladi, Leyla gobeginin uzerinde zaman geciremiyor diye, o kaslari korelmesin gelissin diye, Leyla’yi calistiriyordu. Her sey gozume cok mekanik gorunuyordu. Leyla hasta biz de onun bakicilariyiz gibi hissediyordum. Ve tek hedefimiz de onun ikinci ameliyata sagsalim cikmasiydi… Simdi burada okurken cogunuza tuhaf gelecek belki ama bir keresinde evde Leyla’ya birkac saat yalniz kaldim diye neredeyse gerginlikten ve korkudan dusup bayilacaktim. Hem de Leyla o sirada herhalde 5-6 aylikti. Ne kadar aci ve tuhaf, degil mi? Kendimi, kendi cocugumun bakiminda hep yetersiz hissettim. Hep Arman’a veya anneme daha cok guvendim. Zaten anne oldugumu da bir turlu icsellestiremedim. Belki Leyla’yi kaybetme korkum oldugu icin, bilemiyorum. Leyla hep bana birinden emanet bir insan gibi geldi, bizim gorevimiz de ona elimizden gelen en iyi sekilde bakmak… Sanki bir sinav gibi, sonunda biri bizim Leyla’ya ne kadar iyi baktigimizi degerlendirecek gibi hissettim.

Leyla hayatimiza dahil olduktan sonra hem olayin dogasi geregi, hem de Leyla’nin saglik durumu itibariyle ben kendi hayatimda ikinci plana dustum. Ve bu durumu sindirmek cok uzun zamanimi aldi. Bu cogu insan icin gayet dogal bir durumken, benim icin hic de oyle olmadi. Mesela ise baslayan arkadaslarimin bir kismi ise baslamanin ve bebeklerinden ayrilmanin kendileri icin cok zor oldugunu soylediler. Ben ise 4. ayda okula donerken neredeyse gobek atacaktim. Gerci durumlar cok farkli belki o yuzden bilemiyorum ama okula gidip sanki hic bunlari yasamamisim gibi hissetmek, kendime ve isime zaman ayirmak beni cok ama cok mutlu etmisti. Hatta okuldan trenle eve donerken kac kez Arman’la telefonda bu konuyu konustuk; ayaklarimin okul donusu geri geri gitmesinden oturu kendimi nasil sucladigimi anlattim ona hep. Cunku o da benim tam tersimdi. Isten eve gelmeyi iple cekiyordu. Gece uyurken Leyla aglasin uyansin da tekrar onu gorsun, sevsin diye dort gozle bekliyordu! Bense cogu zaman kendimi tuvalete kapiyordum, kendi kendime biraz daha fazla kalabileyim diye.

Dedigim gibi normal bir surecten gecmiyorduk, belki de cogu tepkim o yuzdendi. Belki de, Leyla saglikli dogsaydi bile ben yine dogum sonrasi zamanlarini hep gri, bulutlu ve kasvetli olarak hatirlayacaktim, bilemiyorum. Biz bu konularda epey istisnai durumlar yasadik, o yuzden belki de ben ne desem, nasil bir genelleme yapsam da bos. Sadece demek istedigim ebeveyn olma icgudusunun bana hala bile cok garip geldigi. Birisi icin, kendinle ilgili her turlu kaynagi gonullu olarak ayirmak istemek, hayatini bilinmezlerle dolu bir surece acmak ve omur boyu kalbinin vucut bulup senin disinda atmasini kabul etmek sahiden cok acayip. Simdi mesela kendi anneme bakiyorum, biraz da bizim sebebimizle erken emekli oldu ve artik ne kadar sevse de sevmese de bir ayagi hep burada. Yani hala, hayatinda bir seylere karar verirken goz onunde tutmasi gereken bir kizi var; zira annelik veya babalik emekli olunacak bir is degil.

Bu kadar yazdiktan sonra sadede gelirsem; belki de benim anne/babaligin nasil bir sey oldugunu cok da bilmeden anne oluvermem iyi olmus, cunku bu isin nasil bir is oldugunu bilebilseydim hayatta anne olmak istemezdim. Ama iyi ki bilememisim ve iyi ki Leyla hayatima dahil olmus. Saglik konusunda ne kadar uzuntu cektiysek, Leyla’nin huyu ve akli konusunda bir o kadar da sansliyiz. Simdi daha iki bucuk yasinda degilken bile beni cok gulduruyor, her gun ogrendigi yeni bir sozle veya hareketle sasirtiyor, birden bire gelip sarilip opup beni dunyanin en mutlu insani yapiyor ve tatligiyla da mest ediyor. Iki bucuk yillik anneligimde hayatima daha once hayal bile edemeyecegim boyutta anlamlar katildi. Leyla’nin ozel durumundan dolayi da belki bin yil yasasam elde edemeyecegim deneyimler kazandim. Hayata dair kafamda sallantida duran bir suru sey yerli yerine oturuverdi. Belki bu yazi celiskili bir yazi olmus oldu ama aslinda degil. Bu deneyimimle yeniden dunyaya gelsem ve bana anne olmak ister misin deseler bence hayir derim. Ama mumkun olsa ve Leyla’nin annesi olmak ister misin deseler, iste ona hic dusunmez evet derim.

IMG_9543
Ilk anneler gunu – Mayis 2016
IMG_9596
Ilk anneler gunu
IMG_9562 2
Ilk anneler gunu
IMG_9651
Ikinci anneler gununde mezuniyet telasiyla bir sey yapmamisiz
IMG_3439
Mayis 2017
IMG_9649
Mayis 2017

Kapaktaki resmin cizeri Mari Andrew

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s